Kur’an ilimleri (ulûmü’l-Kur’an) tamlaması iki mânada kullanılmıştır:

1. Kur’an-ı Kerîm’in ihtiva ettiği ilimler ve bilgiler. Yukarıda “Kur’an’ın muhtevası” başlığı altında bu hususta yeterli açıklama yapılmıştı. Bazı âlimler bu konuda aşırıya kaçarak insana, yakın ve uzak çevresine, görülen ve görülmeyen âlemlere ait ne kadar bilgi ve her alana ait ne kadar ilim varsa bunların tamamının ya açık ifade ve söz şeklinde ya da mefhum ve işaret olarak Kur’an’da mevcut olduğunu ileri sürmüş, bu yönde zorlama açıklamalar yapmışlardır (meselâ bk. Sıddîk Hasan Han, Ebcedü’l-ulûm, II, 189-202).

2. Kur’an’ın tarihi, yazılma şekli ve yazı problemleri, okunması, anlaşılması gibi konularda yapılan araştırma, inceleme, düzenleme ve açıklamalar. Hz. Peygamber karışıklığı, başka sözlerle Kur’an âyetlerinin birbirine karıştırılmasını önlemek maksadıyla Kur’an’dan başka bir şeyin yazılmamasını istediği için sahâbe, Kur’an ilimlerini yazmamış, şifahî olarak öğrenip öğretmeyi tercih etmişlerdir. Sonraki dönemlerde önce Kur’an’ın yazı şekli, nüzûlü, nâsihi ve mensuhu, Mekke’de ve Medine’de gelenler gibi belli konularda incelemeler ve derlemeler yapılıp yazılmaya başlanmış, III. asırdan itibaren de böyle parça çalışmalar yanında– bütün Kur’an ilimlerini ihtiva eden kitaplar telif edilmiştir (kısa bir tarihçe ve liste için bk. Subhî es-Sâlih, s. 119-126 vd.). Kendisinden önce yapılmış çalışmalardan yararlanarak el-İtkān fî ulûmi’l-Kur’an adıyla bir özet kitap yazan Süyûtî, bu eserinde seksen civarında Kur’an ilminden bahsetmiştir. Kur’an ilimlerinin en önemlisi tefsirdir ve bu konu aşağıda ele alınacaktır. Diğer bazılarına ise yukarıdaki maddelerde temas edilmiştir.